10 Mayıs 2016 Salı

Boğuluyorum...

Bir kayık, bir sandal vazgeçtim artık bi tahta parçası da olsa tutunacak bir şey bulamıyorum. Boğuluyorum. Nefesim kesiliyor adeta. Çırpınmaktan bitap düştü kollarım. İleriyi görmeye çalışıp “hadi biraz daha çabala kara az ötende” diye kandırmaya çalışan gözlerimde yoruldu. Kapanıyor engel olamıyorum. Boğuluyorum.
Omzumda yüklerim var, duygu dolu yükler. Hepsi çok ağır. Taşıyamıyorum ama bırakamıyorum da. Boğuluyorum. Aşırı strest yüklemesinden eror veriyor beynim. Avaz avaz bağırmak haykırmak istiyorum boğazım düğümleniyor. Boğuluyorum.

Sanki bana inat düzelmiyor havalar. Hep yağmur, hep kara bulutlar. Etrafta mutsuz insanlar. Herşey gri. Artık güneş sevimli yüzünü göstersin istiyorum. Bu melankoli bitsin. Boğuluyorum... 

5 Mayıs 2016 Perşembe

Çeyiz Alışverişim -III-

        Çeyiz hazırlığım devam ediyor. Küçük ev aletlerini aldık elektrik süpürgesi hariç. Çünkü ne alacağıma karar veremedim henüz. "Toz torbalı mı? toz torbasız mı? Arçelik mi? Philips mi? "derken süpürgesiz evleneceğim :) Bide tost makinesi var onu da daha almadık.
         İnternetten sipariş ettik fiyatları bayağı uyguna geldi.
 
ütü ve dik süpürge seçimlerim.

26 Nisan 2016 Salı

Sizin de kalbinize dokunan diziler var mı?

Neden Kore dizileri diye sorduklarında verdiğim cevaplardandır; kafa dağıtmak. Eğer üzgünsem, aklım karışıksa, bunalmışsam ya da düşüncelerimde boğuluyorsam izlerim ve rahatlarım. 
        İlk tanışmamız TRT1 de yayınlanan tarihi dizileriyle olmuştu. İlk göz ağrım Dong Yi. TRT sayesinde izlemeyen kalmamıştır diye düşünüyorum. Yeri bende çok ayrı. Sayısız kere izledim, hala da izlerim. Tam bi kötü gün dostu, yani benim için. ^-^ Siz de sever misiniz bilmiyorum ama Dong Yi ‘nin her “çona ” deyişi, gülüşü, abartılı şaşırması, kralında ona bakan sevgi dolu gözleri, muziplikleri kalbime dokunuyor diyebilirim.  Mutsuz olduğunuz bi anda yada kendinizi kötü hissettiğinizde izlemenizi tavsiye ederim.



20 Nisan 2016 Çarşamba

"Ev alma komşu al" diye boşuna dememiş atalarımız!!!

Şu an o kadar sinirliyim ki!! anlatamam. Neden insanlar bu kadar bencil. Hoşgörü nereye gitti. Hak kavramından haberi bile olmayanlar öyle bi hak peşine düşmüş ki insani değerlerini unutmuşlar. Hakkı olmayan şeyleri bile kendilerine hak olarak görüyorlar. Şu sıralar insanlardan öylesine tiksinmiş durumdayım ki hiçbir kelime tam anlamıyla karşılamıyor hislerimi.  

18 Nisan 2016 Pazartesi

Araba Kazası Deneyimim...

Gün geçmiyor ki yeni bi sorun daha gelip beni bulmasın. Bir sabah uyandım ve yataktan kalkamıyorum, boynumu hareket ettiremiyorum. Tam tedavim bitti, kaslarım rahatladı derken boynum tutuldu.
Doktora gittim, MR’a gönderildim ve cumartesi saat 07:50’ye randevu verildi. Annemle beraber gittik işimiz bi 20 dk. sürdü. Annemde grip “bende bi doktora görüneyim” dedi ve acile gittik. Doktor aşırı derecede kabaydı, sanırım bir şeylere de sinir olmuştu. İçimden “bu nasıl doktor Allah eline düşürmesin” dediğim ve eline düştüğüm doğrudur.

5 Nisan 2016 Salı

Nikâh Başvurusu…

İlk olarak aile hekimine gidip kan veriyoruz. Sonra verem savaş dispanserine gidip ciğer filmi çektiriyoruz. Sonuç saatini söylüyorlar ona göre aile hekimine tekrardan gidiyoruz bi fotoğrafla. Sağlık raporunu alıp, 4 fotoğraf, kimlik fotokopisi ile belediyeye gidiyoruz. Hangi tarihi istediğimizi soruyorlar bu kadar J  Ah! Birde nikâh cüzdan bedeli var. Her belediyenin kendi tarifesi var yaptığın yere ve güne göre değişiyor. Bizim belediye 250 TL alıyormuş, nikâh gününe kadar süresi var.
Biz başvurumuzu yaptık ve 03.06.2016 tarihine gün aldık ^-^ Tarihi belirlemeden gitmiştik, sanki nikâh memurunun yüzümüze bakıp siz şu tarihte evlenin demesini bekler gibiydik. :D Bayağı bocaladıktan sonra baktık adamın söyleyeceği yok -e bari haziranın üçü olsun dedik. J
      Yalnız anlamadığım bişey var herhangi imza atmadık, o kişiler biz miyiz bakılmadı. Ama nedense başvuru yapmaya birlikte gitme zorunluluğu var. Sanırım ikimizinde eşit miktarda sorumlu olacağı yola adım attığımızı hissettirmek istiyorlar J En güzeli zaten birlikte yapmak buna bi itirazım yok tabi J

4 Nisan 2016 Pazartesi

Çeyiz Alışverişim -II-

          Ah!! Ne derin mevzu bu. Her şeye karar vermek; rengine, tipine, fiyatına çok zormuş, seçenek çok..
         Yemek takımını ve tencere setini ablam memleketten almış bana seçmek kalmış. Onu en son kına için gittiğimde seçip direkt eve gönderteceğim. İki nevresim takımı ve üç tanede english home’dan pike almış. Canım ablam benim çok büyük dertten kurtarmış bizi J  Yemek takımı Kütahya porselen tencere seti Hisardan..